DEVELOR Metodolojisi 

Gelişim Çemberi – DEVELOR Metodolojisinin Temeli

 

Gelişim metodolojisinin tam anlamıyla anlaşılabilmesi için, öncelikle kişisel gelişim sürecinin anlaşılması gerekmektedir. Ne yöne gittiklerinden bağımsız olarak herkes aynı süreçten geçmektedir. Belirli bilgi ve becerileri edinmeden önce hepimiz “bilinçsiz/beceriksiz” durumundayızdır. Bu aşamada, ne bilmediğimizi bile bilmiyoruzdur.

Gelişimin birinci adımı “öğrenme aşaması”nda teorik bilgileri, kuralları ve iş yerinde uygulamamız gereken davranışları öğreniriz. Bu aşamanın sonunda bizi farklı durumlara karşı yönlendirecek bir dizi kuralı öğrenmiş oluruz.

Ancak, bu kuralları biliyor olmak, onları kendi davranışlarımıza başarıyla entegre ettiğimiz anlamına gelmez, ve alıştırma yapmaya ihtiyaç duyarız. “Alıştırma aşaması” denilen bu adımda, “öğrenme aşaması”nda öğrendiğimiz kuralları farklı durumlar karşısında uygulamaya geçiririz. Bu aşamanın sonunda “Bilinçli/Becerikli” duruma gelir, öğrendiğimiz kuralları her defasında onları düşünmek kaydı ile uygulayabilir oluruz; başka bir deyişle davranışımız bilinçli atılmış adımlar şeklinde şekillenir.

“Onu ezbere bilir” deriz; bilinçli bir çaba harcamasına gerek yok ama gene de ne yapacağını bilir anlamında kullanırız. Bu “bilinçsiz/becerikli” duruma öğrendiğimiz şekilde davranarak geliriz. Belirli beceriler her gün yaptığımız için rutin hale dönüşür.

Bunu uyguladığımızda, “rutin aşaması”na gelmiş oluruz. Yani, belirli bir bilgi veya beceriyi sergilerken onun hakkında düşünmemiz gerekmez.

Gelişim burada durur mu? – Hayır!

Zaman geçtikçe, müşterilerin beklentilerindeki ve pazardaki değişikliklerin doğal bir sonucu olarak beklenen davranışlarda ve gerekli becerilerde iyileşmeye gitmek kaçınılmazdır. Yeni sistemler, büyümeler, ve ekonomik çevredeki değişiklikler mevcut rutinin artık yeterli olmadığı yeni bir durum yaratırlar – yeni bir öğrenme süreci başlatmamız gerekir ve yeni becerilerle ilgili olarak kendimizi “bilinçsiz / beceriksiz” durumunda buluruz.

Öğrenmeye başlamak çok zordur demek artık klişe olmuştur! – Ama bu ifadenin ardında ne vardır?

Bütün öğrenme süreçlerinde “Rutin-Gelişim” denilen bir tuzak bulunur. Özellikle, belirli bir işte uzun yıllar çalışan kişilerde ortaya çıkar. Yapılan işe verilen isim değişmese de, içeriği ve buna bağlı olarak o işten beklenenler değişir; çalışanın yeni bir öğrenme çemberine başlaması gerekir ki bu pek çok insan için kabul edilmesi ve ilk adımı atması zor bir süreçtir. Bizim örneğimizde, gelişim sürecinin başlangıcında doğal direnç ve olumsuz davranışın değiştirilmesine büyük önem verilir.

İkinci tuzak “Alıştırma” ile “Uygulama” aşamaları arasında bulunur. “Alıştırma”dan sonra öğrenilenlerin aksamadan yapılabileceği inancı faydasız bir umuttan başka bir şey değildir. Davranışlarımızın her bir adımını ölçebilsek, elde ettiğimiz sonuçlar muhtemelen eski rutine oranla daha kötü olacaktır, hem de eski rutinin artık çağ dışı kalmış olmasına rağmen. Bu tuzağı aşmak kolay değildir ancak ilk başta bazı hatalar olacağını kabul ederek risk almamız gerekiyor. Bu daha iyi sonuçların elde edildiği ve yeni beklentilerin karşılandığı “Rutin” aşamasına geçmek için tek yol budur.


BAŞKA TÜRLÜ BİR EĞİTİM FİRMASI

İkinci kuşak – Gerçek kaynaklardan pratik bilgiler

Teorik bilginin değeri ne kadardır? Birey için bu çok yüksek olabilir ancak bir şirket için çalışanlarının davranışlarında görülebildiği kadar değerlidir.

DEVELOR, Türkiye’nin tek ikinci kuşak eğitim firmasıdır. Eğitmenlerimiz ve danışmanlarımız değişik alanlarda yöneticilik deneyimine sahip, satış/müşteri yönetiminde eşsiz bilgilere sahip kişilerden oluşmaktadır. Bu deneyim, onların ”Öğrenme aşaması”nda teorik bilgiyi kişisel ve gerçekçi profesyonel örneklerle açıklayabilmelerine ve katılımcıların günlük iş ortamlarına nakletmelerine olanak sağlamaktadır.

Meslektaşlarımız, “Alıştırma” aşamasında deneyimlerinden yararlanarak gerçekçi durumlar yaratırlar; böylelikle katılımcılar günlük işlerini yürütmek ve problemlerini çözmek gibi hususları mükemmelleştirecek becerilerini geliştirebilirler.

Gerçek bir değişim

“Rutin-Gelişim” tuzağı her gelişim sürecinin önündeki engel ve genellikle o engelin yaratıcısıdır. Eğitmenlerimiz, DEVELOR’a has birey ve takım koçluğu, ve “Alıştırma-aşaması”nın gerçek hayattan alınmış görevleri aracılığı ile bu tuzağın aşılmasına yardımcı olurlar.

Bizden beklenen davranışları biliyor ve bir model durumda bunları sunabiliyor olmamıza rağmen, günlük hayatta aynı şeyi gerçekleştiremiyoruz. Pek çok durumda bunun nedeni bizi uygulamadan alıkoyan psişik sebeplerdir. Koçun yardımı ile katılımcılar kavradıkları becerilerin rutin haline gelmesini engelleyen dahili ve harici zorlukları ortaya dökerler. Bu yöntemle, etkiler uzun süreli olacak ve gerçek değişimler ortaya çıkacaktır. Eğitim programının “Alıştırma” aşamasında başlatılan değişiklikler, koçun yardımı ile “Uygulama” aşamasında derinleştirilecek, böylelikle beceriler rutin bir hale gelerek gelişim sürecinin başında tanımlanan hedeflere ulaşılmış olacaktır.

Ölçülebilir gelişme

Gelişimin başlangıcını ve ne tür bir etkinin başarıldığını ölçmek istemeyecek kimse var mıdır? Eğitim programlarına harcanan zaman, enerji ve paranın getirisi önemli ve haklı bir beklentidir.

DEVELOR eğitim programlarında ölçülebilirliği sağlar. Geliştirdiğimiz yöntemler çok basit ama etkili araçlardan daha detaylı bir resim sunan kompleks çözümlere kadar çeşitlilik gösterir. En kompleks yöntem bile, ölçülen sonuç ve gelişimle ilgili uyarlamalar kullandığından, eğitimin sağladığı gelişimi açık bir şekilde belirleyebilmektedir. - pek çoğu internet ve intranet temelli olmak üzere- Bu tekniklerin yardımı ile sadece gelişimin gidişatı değil, bireyler, istenen doğrultu ve gelişimin derinliği arasındaki farklar da tanımlanabilir.

Bu yolla, ilk baştaki durum tanımlanabilir, böylece eğitim programlarının “Öğrenme-aşama”ları katılımcılar için gerekli bilgi ve beceriler temeline dayandırılır. Öte yandan, sürecin sonunda başarılan gelişim ve etkisi ölçülebilir ve sunulabilir.  

Prosedür ve araçların geliştirilmesi

Bireyin performansı tek başına onun kendi hazır olma derecesine bilgi, beceri ve motivasyon vb- bağlı değildir. Kendi işi ile ilgili şirket içi sistemlerden ve prosedürlerden etkilenir. Bir şirkette, üretim, finans ve İK ile ilgili pek çok klasik işlem prosedürleri düzenlenmiştir, ancak pek az örnek bu çalışanların müşteri hizmetleri ve yönetimsel rollere karşı geliştirdiği davranışları dikkate almaktadır. DEVELOR’un gücü bu prosedür ve araçları tetkik edebilmesi, gerektiğinde bunları geliştirebilmesi ve dönüştürebilmesidir.

Sonuç olarak, bu dönüştürülen operasyonel ve etkin şirket prosedürleri, bireylerin mükemmel peroformansı ile birleştiğinde şirketin elde ettiği sonuçlara ve karlılığa katkıda bulanacaktır.